Fair YMM

Sözleşmelerde Damga Vergisi – Kanun, Tebliğ, Özelge ve Yargı Kararları Işığında Sık Sorulan Sorular

Giriş

Damga vergisi, ticari hayatta en sık karşılaşılan ancak çoğu zaman sözleşme imzalandıktan sonra fark edilen vergilerden biridir. Hizmet sözleşmeleri, kira sözleşmeleri, ek protokoller, devir sözleşmeleri, taahhütnameler, teminat ve kefalet hükümleri, sulh ve fesih protokolleri damga vergisi açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Damga vergisinin temel özelliği şudur: Damga vergisi, çoğu durumda işlemin ekonomik sonucundan değil, işlemi ispat eden veya belli eden kağıttan doğar. Bu nedenle bir sözleşmenin imzalanması, bedel içermesi, sözleşme süresinin belirlenmesi, sonradan ek protokol yapılması veya sözleşmenin elektronik ortamda imzalanması farklı damga vergisi sonuçları doğurabilir.

Bu yazıda sözleşmelerde damga vergisine ilişkin sık karşılaşılan sorular; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu, ilgili Genel Tebliğler, Gelir İdaresi özelgeleri ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmiştir.

1. “Belli para” ne demektir?

Damga Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre belli para, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade eder.

Bu hüküm uygulamada çok önemlidir. Çünkü sözleşmede toplam bedelin açıkça yazılması şart değildir. Sözleşmedeki miktar, birim fiyat, süre, kira dönemi, asgari alım taahhüdü veya benzeri unsurlar üzerinden toplam bedel hesaplanabiliyorsa belge belli para ihtiva ediyor kabul edilebilir.

Diğer taraftan birim/metrekare/adam-saat ücretleri belli olmakla birlikte bunlar işin yapımı sırasında daha sonra ortaya çıkacak ve netleşecek ise, sözleşme anında belli değilse bu durumda belge belli parayı ihtiva etmiyor kabul edilmelidir.

Örneğin aylık 150.000 TL + KDV kira bedelli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinde damga vergisi matrahı 150.000 TL x 12 ay = 1.800.000 TL’dir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.10.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 26.04.2024 tarihli, E:2023/1020, K:2024/395 sayılı kararında; sözleşmede işlem bedeli açıkça yazmasa dahi, sözleşmede yer alan rakamlar üzerinden matematiksel olarak hesaplanabilen bedelin “belli para” sayılabileceği değerlendirilmiştir. Danıştay karar bülteninde aynı yönde VDDK’nın 26.04.2024 tarihli E:2023/836, K:2024/400; E:2023/1100, K:2024/394; E:2023/1366, K:2024/396 sayılı kararları da yer almaktadır.

FAIR değerlendirmesi

Sözleşmeye toplam bedel yazılmaması tek başına damga vergisini önlemez. Sözleşmede yer alan rakamlardan toplam bedel hesaplanabiliyorsa, damga vergisi matrahı oluşabilir. Uzun süreli hizmet, kira, tedarik ve asgari alım taahhüdü içeren sözleşmelerde bu konu mutlaka kontrol edilmelidir.

2. Damga vergisi matrahına KDV dahil edilir mi?

Damga vergisi uygulamasında genel kabul, KDV’nin damga vergisi matrahına dahil edilmemesi gerektiği yönündedir. Çünkü KDV, sözleşmeye konu mal veya hizmetin bedeli değil, bu işlem üzerinden hesaplanan dolaylı vergidir.

Bu nedenle sözleşmede bedel “1.000.000 TL + KDV” olarak yazılmışsa, damga vergisi 1.000.000 TL üzerinden hesaplanmalıdır. Sözleşmede KDV dahil toplam bedel yazılmışsa, KDV ayrıştırılarak KDV hariç bedel üzerinden damga vergisi hesaplanması gerekir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.10 ve m.14.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

30 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği, RG: 29.01.1997, Sayı: 22892. Tebliğde damga vergisinin KDV hariç iş bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği açıklanmıştır.

FAIR değerlendirmesi

Sözleşmelerde bedelin KDV hariç veya KDV dahil olduğu açık yazılmalıdır. KDV dahil yazılmışsa, damga vergisi hesabında KDV ayrıştırılmalıdır.

3. Dövizli sözleşmelerde damga vergisi nasıl hesaplanır?

Damga Vergisi Kanunu’nun 12’nci maddesine göre, damga vergisine tabi kağıtlarda yazılı yabancı paralar Türk parasına çevrilerek damga vergisi hesaplanır.

Uygulamada sözleşmenin düzenlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınarak Türk Lirası karşılık bulunur ve damga vergisi bu tutar üzerinden hesaplanır.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.12.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

Belli para içeren sözleşmelerde imza tarihi itibarıyla hesaplanabilir bedelin dikkate alınması gerektiğine ilişkin Danıştay VDDK’nın 26.04.2024 tarihli E:2023/1020, K:2024/395 sayılı kararındaki yaklaşım, dövizli sözleşmelerde de imza tarihi itibarıyla hesaplanabilir bedel anlayışıyla uyumludur.

FAIR değerlendirmesi

Dövizli sözleşmelerde imza tarihi, kullanılan kur ve hesaplama tablosu mutlaka dosyalanmalıdır. Yüksek bedelli sözleşmelerde kur hatası önemli damga vergisi farkı doğurabilir.

4. Damga vergisinin mükellefi kimdir? Sözleşmede ödeme yükü taraflardan birine bırakılabilir mi?

Damga Vergisi Kanunu’nun 3’üncü maddesine göre damga vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Kanunun 24’üncü maddesi ise vergi ve ceza bakımından müteselsil sorumluluk hükümleri içerir.

Bu nedenle bir sözleşmenin tarafları, vergi idaresine karşı damga vergisi bakımından kanuni sorumluluk taşır. Ancak taraflar kendi aralarındaki iç ilişkide damga vergisinin ekonomik yükünü taraflardan birine bırakabilirler.

Örneğin sözleşmede “İşbu sözleşmeden ve eklerinden doğan damga vergisi, harç, resim ve sair mali yükümlülükler kiracıya aittir.” hükmü bulunabilir. Bu hüküm, vergi idaresine karşı diğer tarafı tamamen sorumluluktan çıkarmaz; ancak ödeme yapan tarafın sözleşmeye dayanarak diğer tarafa rücu etmesini sağlayabilir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.3 ve m.24.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

İdari uygulamada damga vergisinin kanuni mükellefiyetinin imza edenlere ait olduğu; ödeme yükünün taraflar arasında ayrıca düzenlenebileceği kabul edilmektedir.

FAIR değerlendirmesi

Sözleşme incelemesinde iki ayrı soru sorulmalıdır: Vergi idaresine karşı kim sorumlu? Taraflar arasındaki iç ilişkide nihai ekonomik yük kime bırakılmış? Bu iki sorunun cevabı her zaman aynı olmayabilir.

5. Birden fazla nüsha düzenlenirse damga vergisi kaç kez ödenir?

Damga Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinde nispi damga vergisine tabi kağıtlarda birden fazla nüsha düzenlenmiş olsa dahi yalnızca bir nüsha üzerinden damga vergisi alınır. Buna karşılık maktu damga vergisine tabi kağıtların her bir nüshası ayrı ayrı vergiye tabidir.

Nüsha ve suret ayrımı bu noktada önemlidir. Taraflarca imzalanan ve aynı hüküm ve kuvveti taşıyan belgeler nüsha niteliği taşıyabilir. Aslındaki imzaları taşımayan, sadece aslına uygunluk şerhi taşıyan belgeler ise suret olarak değerlendirilebilir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.5.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

60 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği, RG: 29.09.2016, Sayı: 29842. Tebliğde 6728 sayılı Kanun sonrasında nüshalarda damga vergisi uygulaması açıklanmıştır.

FAIR değerlendirmesi

Nispi damga vergisine tabi sözleşmelerde birden fazla nüsha düzenlenmesi artık kural olarak her nüsha için ayrı vergi doğurmaz. Ancak maktu vergiye tabi belgeler, noter işlemleri ve imzalı kopyalar ayrıca kontrol edilmelidir.

6. Aynı sözleşmede birden fazla işlem, kefalet, garanti veya cezai şart varsa ne olur?

Damga Vergisi Kanunu’nun 6’ncı maddesine göre bir kağıtta birbirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem varsa her birinden ayrı ayrı vergi alınır. Ancak bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma ise en yüksek vergi alınmasını gerektiren işlem üzerinden vergi alınır.

Aynı sözleşmede kefalet, garanti, teminat, rehin, cezai şart, cayma tazminatı veya benzeri hükümler bulunuyorsa, bu hükümlerin bağımsız bir taahhüt mü yoksa asıl sözleşmenin fer’i sonucu mu olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.6.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

60 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği, RG: 29.09.2016, Sayı: 29842. Tebliğde aynı kağıtta yer alan kefalet, garanti ve sözleşmenin müeyyidesi niteliğindeki cezai şart hükümleri bakımından uygulama örnekleri yer almaktadır. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 10.07.2019 tarihli ve 66813766-155[3-2018-60]-E.262388 sayılı özelgesinde de bedel içermeyen ancak cezai şart içeren sözleşmelerde damga vergisi değerlendirmesi yapılmıştır.

FAIR değerlendirmesi

Sözleşmelere kefalet, garanti veya cezai şart hükümleri eklenirken sadece borçlar hukuku yönünden değil, damga vergisi maliyeti yönünden de değerlendirme yapılmalıdır. Cezai şart sözleşmenin yaptırımı olarak aynı kağıtta yer alıyorsa ayrı vergilenmeyebilir; ancak ayrı bir kağıtta bağımsız ödeme taahhüdü olarak düzenlenmişse damga vergisi gündeme gelebilir.

7. Kira sözleşmelerinde damga vergisi nasıl hesaplanır?

Kira mukavelenameleri, Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun I/A-2 fıkrası kapsamında, mukavele süresine göre kira bedeli üzerinden damga vergisine tabidir.

2026 yılı için kira mukavelenamelerinde oran binde 1,89’dur. Genel mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler için ise 2026 yılı oranı binde 9,48’dir.

Örnek hesap: Aylık kira bedeli 150.000 TL + KDV ve sözleşme süresi 1 yıl ise damga vergisi matrahı 150.000 x 12 = 1.800.000 TL olur. Kira mukavelenamesi oranı binde 1,89 olduğundan damga vergisi 3.402 TL olarak hesaplanır.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablo, I/A-2 fıkrası.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

71 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği, RG: 31.12.2025, Sayı: 33124, 5. Mükerrer. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 19.09.2016 tarihli ve 66813766-155[1/2015/74]-431 sayılı özelgesinde kira sözleşmesinin brüt kira bedeli ve sözleşme süresi dikkate alınarak damga vergisine tabi tutulması gerektiği yönünde değerlendirme yapılmıştır.

FAIR değerlendirmesi

Kira sözleşmelerinde damga vergisi hesabının iki ana unsuru vardır: kira bedeli ve sözleşme süresi. KDV matraha dahil edilmemelidir. Çok yıllı kira sözleşmelerinde toplam kira bedeli üzerinden hesaplama yapılacağı unutulmamalıdır.

8. Kira sözleşmesi kendiliğinden uzarsa yeniden damga vergisi doğar mı?

Belirli süreli kira veya hizmet sözleşmelerinde “taraflardan biri fesih bildiriminde bulunmadıkça sözleşme aynı şartlarla uzar” şeklinde hükümler bulunabilir.

Yeni bir sözleşme, ek protokol, mektup veya şerh düzenlenmeksizin sözleşme yalnızca kendi hükmü gereğince kendiliğinden uzuyorsa, uzayan dönem için ayrıca damga vergisi doğmayacağı yönünde idari görüş ve yargı kararları bulunmaktadır. Buna karşılık taraflar yeni bir sözleşme, ek protokol, süre uzatım yazısı veya şerh düzenlerse, bu yeni kağıt damga vergisi açısından ayrıca değerlendirilir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.2 ve m.14.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 08.12.2011 tarihli ve B.07.1.GİB.4.10.15.01-2010-DVK/478-135 sayılı özelgesinde; mevcut sözleşmeye şerh konulmaksızın veya yeni sözleşme ya da bu mahiyette bir kağıt düzenlenmeksizin sözleşme süresinin kendiliğinden uzaması halinde, sözleşme süresinin bitimini izleyen yıllar için ayrıca damga vergisi aranılmayacağı yönünde görüş verilmiştir. Danıştay 9. Dairesi’nin 28.12.2015 tarihli, E:2013/1798, K:2016/18733 sayılı Kanun Yararına Temyiz kararı da bu yöndedir. Karar, 05.08.2016 tarihli ve 29792 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

FAIR değerlendirmesi

Kendiliğinden uzama ile yazılı süre uzatımı aynı değildir. Damga vergisi açısından kritik soru şudur: Yeni bir kağıt, mektup, şerh, ek protokol veya yazılı mutabakat var mı? Yoksa ve sözleşme sadece kendi hükmü gereği uzuyorsa, ayrıca damga vergisi aranmayacağı yönündeki görüş güçlüdür.

9. Ek protokol veya zeyilname damga vergisi doğurur mu?

Damga Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesine göre, vergiye tabi kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de damga vergisine tabidir.

Aynı Kanunun 14’üncü maddesine göre, belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir. Mukavelenamelerin süresinin uzatılması halinde ise aynı miktar veya nispette vergi alınır.

Bu nedenle ek protokol değerlendirilirken; mevcut sözleşme süresi içinde bedel artırılıp artırılmadığı, sözleşme süresinin uzatılıp uzatılmadığı, yeni dönem veya yeni taahhüt yaratılıp yaratılmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.2 ve m.14.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 26.12.2014 tarihli ve 64597866-155[10-2014]-164 sayılı özelgesinde, asıl sözleşmeye ek olarak düzenlenen protokolde yeni hüküm ve taahhütlere yer verilmesi halinde protokolün damga vergisine tabi tutulması gerektiği yönünde görüş verilmiştir. Karabük Defterdarlığı Gelir Müdürlüğü’nün 02.10.2018 tarihli ve 35831311-010-17052 sayılı “Ek Kira Sözleşmesi” konulu özelgesinde, ek kira sözleşmesi ile belirlenen kira bedeli ve süre dikkate alınarak damga vergisi değerlendirmesi yapılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı / İstanbul Defterdarlığı’nın 03.02.2025 tarihli ve E-97895701-155[2024/203]-168463 sayılı özelgesinde, kira sözleşmesine istinaden düzenlenen ek protokolün uzatılan süre ve belirlenen aylık kira bedeline göre bulunacak tutar üzerinden kira mukavelenamesi kapsamında damga vergisine tabi tutulması gerektiği yönünde görüş verilmiştir.

FAIR değerlendirmesi

Ek protokol imzalanmadan önce “sadece açıklama mı yapılıyor, mevcut bedel mi artırılıyor, süre mi uzatılıyor, yeni dönem mi yaratılıyor?” soruları ayrı ayrı cevaplanmalıdır. Uygulamadaki en büyük hata, ek protokolün eski sözleşmenin basit devamı sanılmasıdır.

10. Hakediş, fiyat farkı ve sonradan yapılan ödeme artışları damga vergisi doğurur mu?

Özellikle kamu ihale ve hizmet alımı süreçlerinde, sözleşme sonrasında hakediş ödemelerine fiyat farkı eklenmesi damga vergisi açısından ayrıca önem taşır.

Damga vergisi bakımından, sözleşme bedelini değiştiren yeni bir kağıt düzenlenip düzenlenmediği kadar, ödeme veya hakediş belgesinde yer alan toplam tutar da önemlidir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablo; sözleşmeler, ihale kararları ve makbuzlar yönünden ayrı vergilendirme hükümleri.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 11.10.2023 tarihli, E:2023/3, K:2023/5 sayılı kararı, 19.01.2024 tarihli ve 32434 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kararda, hizmet alım işi nedeniyle yapılan hakediş ödemelerine asgari ücret artışından kaynaklanan fiyat farklarının dahil edilmesi halinde, bu fiyat farkı kısmının da hakediş ödemesine ilişkin kağıtta yer alan toplam tutar kapsamında damga vergisine tabi olabileceği yönünde aykırılığın giderilmesine karar verilmiştir.

FAIR değerlendirmesi

Bu başlık özellikle kamu ihale ve hakediş süreçleri için önemlidir. Özel sektör sözleşmelerinde de fiyat farkının hangi belgeye bağlandığı, yeni bir protokol düzenlenip düzenlenmediği ve ödeme belgesinde nasıl gösterildiği kontrol edilmelidir.

11. Fesihname, ikale ve sulh protokolleri damga vergisine tabi midir?

Fesihname, ikale veya sulh protokolü imzalanması halinde belgenin belli para içerip içermediği önemlidir. Sadece sözleşmenin sona erdirildiğini gösteren, herhangi bir ödeme veya tazminat içermeyen belgelerde farklı; taraflardan birine ödeme, tazminat, ceza, iade veya ibra bedeli öngören belgelerde farklı değerlendirme yapılır.

Damga Vergisi Kanunu’na ekli tabloda belli parayı ihtiva eden fesihnameler ve sulhnameler damga vergisine tabi kağıtlar arasında yer almaktadır.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablo, I/A-4 ve I/A-5 fıkraları.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

69 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği, RG: 27.01.2024, Sayı: 32442, özellikle ihale kararları ve ihale makamı ile düzenlenen sözleşmelerin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin iadesi konusunda açıklamalar içerir. Anayasa Mahkemesi’nin 13.12.2022 tarihli, E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararı, 28.02.2023 tarihli ve 32118 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Danıştay VDDK’nın 25.12.2024 tarihli, E:2023/1525, K:2024/1309 sayılı kararında da ihale ve sözleşme damga vergisinin iadesi konusu, Anayasa Mahkemesi kararı ve hükmünden yararlanılmayan kısım yönünden değerlendirilmiştir.

FAIR değerlendirmesi

“Fesih yaptık, damga vergisi olmaz” yaklaşımı doğru değildir. Fesih, ikale veya sulh protokolü belli para içeriyorsa damga vergisi doğabilir. Buna karşılık sözleşmenin uygulanmayan veya hükmünden yararlanılmayan kısmı nedeniyle iade imkanı özellikle kamu ihale süreçleri bakımından ayrıca değerlendirilebilir.

12. Elektronik imzalı sözleşmeler damga vergisine tabi midir?

Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesi, elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri de kağıt kavramına dahil etmiştir.

Bu nedenle güvenli elektronik imza ile imzalanmış ve Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan, belli para içeren elektronik sözleşmeler de damga vergisine tabi olabilir.

Buna karşılık sadece e-posta yazışması, internet sitesinde kutucuk işaretleme, platform üzerinden onay verme veya elektronik ortamda saklanan fakat güvenli elektronik imza taşımayan belgeler damga vergisi açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.1.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

Gelir İdaresi Başkanlığı özelge veri tabanında yer alan 18.09.2014 tarihli sipariş emirlerine ilişkin özelgede, karşı tarafça yazılı ya da elektronik imza kullanılmak suretiyle elektronik olarak teyit edilmemiş ve herhangi bir sözleşmeye bağlanmamış sipariş emirleri bakımından damga vergisi doğmayacağı yönünde değerlendirme yapılmıştır. Özelge bağlantı kaydı: GİB, 488 sayılı Kanun, özelge no 34637.

FAIR değerlendirmesi

Elektronik ortamda oluşturulan her belge damga vergisine tabi değildir. Damga vergisi bakımından kritik unsurlar; güvenli elektronik imza, belgenin ispat fonksiyonu, Kanuna ekli tabloda yer alan kağıt niteliği ve belli para unsurudur.

13. Yurt dışında imzalanan sözleşmeler Türkiye’de damga vergisine tabi olur mu?

Yurt dışında düzenlenen sözleşmeler, Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilirse, Türkiye’de devir veya ciro işlemine konu edilirse veya herhangi bir şekilde hükümlerinden Türkiye’de yararlanılırsa damga vergisi gündeme gelebilir.

Bu konu özellikle grup içi hizmet sözleşmeleri, lisans sözleşmeleri, distribütörlük sözleşmeleri, kredi sözleşmeleri, franchise sözleşmeleri, yönetim hizmet sözleşmeleri ve yabancı şirketlerle yapılan uzun süreli ticari sözleşmeler açısından önemlidir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.1 ve m.3.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 20.07.2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.34.18.01-002.01-2184 sayılı özelgesinde; yabancı firma ile düzenlenen ve belli bedel içermeyen dağıtıcılık sözleşmesinin damga vergisi ve noterde tercüme tasdiki yönünden durumu değerlendirilmiş, yurt dışında düzenlenen kağıtların Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilmesi veya hükümlerinden Türkiye’de faydalanılması halinde damga vergisi yönünden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

FAIR değerlendirmesi

Sözleşmenin yurt dışında imzalanmış olması tek başına damga vergisi riskini ortadan kaldırmaz. Belgenin Türkiye’de kullanılıp kullanılmadığı, resmi daireye ibraz edilip edilmediği, Türkiye’de muhasebe, vergi, lisans, ödeme, dava veya denetim sürecinde hükmünden yararlanılıp yararlanılmadığı ayrıca analiz edilmelidir.

14. Damga vergisinde azami tutar var mı?

Damga Vergisi Kanunu’nun 14’üncü maddesi uyarınca her bir kağıttan alınacak damga vergisi için azami tutar uygulanır.

2026 yılında her bir kağıttan alınacak azami damga vergisi tutarı 29.115.961,10 TL olarak belirlenmiştir.

Kanuni dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.14.

Tebliğ / özelge / yargı dayanağı

71 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği, RG: 31.12.2025, Sayı: 33124, 5. Mükerrer. Tebliğde 2026 yılı azami damga vergisi tutarı 29.115.961,10 TL olarak açıklanmıştır.

FAIR değerlendirmesi

Yüksek bedelli inşaat, enerji, tedarik, finansman, grup içi hizmet, kira, M&A ve altyapı sözleşmelerinde azami damga vergisi sınırı mutlaka kontrol edilmelidir. Aksi halde fazla damga vergisi ödeme riski doğabilir.

15. Sözleşmenin sonradan feshedilmesi veya iptal edilmesi halinde ödenen damga vergisi iade edilir mi?

Kural olarak hayır.

Damga vergisinde vergiyi doğuran olay, damga vergisine tabi kağıdın usulüne uygun şekilde düzenlenmesi ve hukuken tekemmül etmesidir. Bu nedenle, Kanunda aksine açık bir düzenleme bulunmadıkça, sözleşmenin hükmünden hiç yararlanılmamış veya kısmen yararlanılmış olması, sözleşmenin sonradan feshedilmesi, iptal edilmesi, uygulanmaması veya tarafların sözleşmeden karşılıklı olarak vazgeçmesi, ödenmiş damga vergisinin iadesini sağlamaz

Bununla birlikte, Damga Vergisi Kanununda özel olarak düzenlenen bazı istisnai hallerde, sözleşmenin hükmünden kısmen veya tamamen yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin iadesi mümkündür.

Kanuni Dayanak

488 sayılı Damga Vergisi Kanununda, damga vergisinin sözleşmenin sonradan feshedilmesi veya uygulanmaması nedeniyle iade edileceğine ilişkin genel bir hüküm bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, 27.12.2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile Damga Vergisi Kanununa eklenen düzenleme uyarınca; resmî daireler ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar tarafından yapılan ihalelere ilişkin olarak, Kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde, ihale kararı ile ihale makamı arasında düzenlenen sözleşmenin hükmünden kısmen veya tamamen yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin iadesi mümkün hale getirilmiştir.

Dolayısıyla bu düzenleme, kapsamı itibarıyla yalnızca Kanunda sayılan istisnai durumlara uygulanmakta olup, iki özel hukuk kişisi arasında veya özel bankalar ile yapılan ticari sözleşmelerin sonradan feshedilmesi hallerini kapsamamaktadır.

Tebliğ / Özelge / Yargı Dayanağı

69 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği‘nde;

“Kanunda aksine bir düzenleme olmadığı müddetçe hukuken tekemmül eden ve verginin konusuna giren bir kağıdın hükmünden istifade edilmemiş olması veya kısmen istifade edilmiş olması, verginin ret ve iadesini gerektirmeyeceği gibi kağıdın iptal edilmiş olması da vergilendirmeyi etkilemeyecektir.”

açıklamasına yer verilmiştir.

Aynı Tebliğde, 7491 sayılı Kanunla getirilen düzenleme doğrultusunda, yalnızca Kanunda belirtilen ihale işlemlerinde, sözleşmenin hükmünden kısmen veya tamamen yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin iade edilebileceği açıklanmıştır.

Tarafların karşılıklı anlaşarak feshettikleri özel hukuk sözleşmelerine ilişkin damga vergisinin iadesini kabul eden yerleşik bir Danıştay içtihadına veya yayımlanmış bir Gelir İdaresi Başkanlığı özelgesine ise rastlanılmamıştır.

FAIR Değerlendirmesi

Uygulamada, sözleşmenin hiç uygulanmamış olması veya kısa süre sonra feshedilmesi nedeniyle damga vergisinin de iade edileceği yönünde değerlendirmeler yapılabilmektedir. Ancak bu yaklaşım, Damga Vergisi Kanununun sistematiği ile uyumlu değildir.

Damga vergisi, sözleşmenin ekonomik sonucuna veya fiilen uygulanmasına değil, hukuken kurulmuş olmasına bağlanmış bir işlem vergisidir. Bu nedenle, özel hukuk sözleşmelerinde sözleşmenin hükmünden yararlanılmamış olması tek başına iade hakkı doğurmamaktadır.

Bununla birlikte, yüksek tutarlı işlemlerde değerlendirme yalnızca fesih olgusuyla sınırlı tutulmamalıdır. Özellikle;

  • damga vergisinin doğru matrah üzerinden hesaplanıp hesaplanmadığı,
  • mükerrer vergileme bulunup bulunmadığı,
  • sözleşmenin damga vergisinin konusuna girip girmediği,
  • sözleşmenin hukuken tekemmül edip etmediği,
  • Kanunda düzenlenen özel iade hükümlerinden birinin uygulanma imkânının bulunup bulunmadığı,

ayrıca incelenmelidir. Uygulamada düzeltme ve iade taleplerinin önemli bir kısmı, sözleşmenin feshedilmiş olmasından değil, bu hukuki ve vergisel değerlendirmelerden kaynaklanmaktadır.

16. Sözleşme imzalanmadan önce damga vergisi kontrolü nasıl yapılmalıdır?

Şirketlerin sözleşme imzalamadan önce aşağıdaki kontrol listesini kullanması, damga vergisi riskini önemli ölçüde azaltır:

1. Belge yazılı ve imzalı mı?

2. Güvenli elektronik imza var mı?

3. Belge Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan kağıtlardan mı?

4. Belli para doğrudan yazılmış mı?

5. Toplam bedel doğrudan yazılmasa da hesaplanabiliyor mu?

6. Bedel KDV hariç mi, KDV dahil mi?

7. Dövizli bedel varsa imza tarihindeki kur dosyalanmış mı?

8. Sözleşme süresi açık mı?

9. Kira sözleşmesi ise toplam kira bedeli doğru hesaplanmış mı?

10. Ek protokol mevcut sözleşmeyi açıklıyor mu, değiştiriyor mu, süre uzatıyor mu?

11. Kefalet, garanti, teminat, rehin veya cezai şart var mı?

12. Sözleşme birden fazla nüsha mı düzenleniyor?

13. Damga vergisini kimin ödeyeceği sözleşmede düzenlenmiş mi?

14. Taraflardan biri sürekli damga vergisi mükellefi mi?

15. İstisna uygulanacaksa özel kanuni dayanak mevcut mu?

16. Tahakkuk ve ödeme belgeleri dosyalanacak mı?

Sonuç

Damga vergisi, oran olarak düşük görünse de yüksek bedelli sözleşmelerde ciddi maliyet yaratabilen ve eksik beyan halinde vergi, ceza ve faiz riski doğurabilen bir vergidir. Uygulamada asıl risk, sözleşme imzalandıktan sonra sözleşmenin damga vergisinin konusuna girip-girmediği ve eğer giriyorsa DV matrahının ne olacağı konularının değerlendirilmesi aşamalarında kaynaklanmaktadır.

Doğru yaklaşım, sözleşme taslağı imzalanmadan önce damga vergisi analizinin yapılmasıdır. Özellikle belli para, KDV, döviz kuru, süre, ek protokol, kendiliğinden uzama, kefalet, garanti, cezai şart, elektronik imza, yurt dışı sözleşme ve iade imkanları sözleşme bazında değerlendirilmelidir.

FAIR YMM olarak şirketlerin sözleşme, ek protokol, kira sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, grup içi sözleşme ve yurt dışı sözleşmelerini damga vergisi ve genel vergi riski açısından inceleyerek imza öncesi ve imza sonrası vergi uyum süreçlerinde destek sağlıyoruz.

tr_TRTurkish